Akame ga Kill – Anime Yorumu

Akame ga Kill – Anime Yorumu

Kasım 27, 2018 0 Yazar: Semiha Kaya

Merhaba arkadaşlar!

Bu yorum sırasında sakinliğimi koruyabileceğimden emin değilim… Akame ga Kill izlemeyi biraz önce bitirdim (muhtemelen bu yazıyı Akame ga Kill animesini bitirdikten birkaç hafta sonra yayınlamış olurum…) ve açıkçası psikolojim hâlâ yerinde değil, şu an yazarken bile ellerim titriyor…

“Neden?” diye soruyorsunuzdur belki, açıkçası spoiler vermeden nasıl anlatacağımdan emin değilim ama… Şimdi başlıyorum!

Derin bir nefes aldım, artık sakince yorum yapabilirim… Yani umarım.

 

Akame ga Kill

>Akame ga Kill – Konusu:

Tatsumi, kırsal kesimde yaşayan genç ve güçlü bir savaşçıdır. O ve iki arkadaşı fakir köyleri için para kazanma hayali ile imparatorluk başkentine doğru yola çıkarlar ancak, büyük umutlarla geldikleri başkent, hiç de düşündükleri gibi bir yer değildir.

Başkentin acımasızlığı ve adaletsizliğiyle yüzleşen Tatsumi’nin yolu, bir olay sırasında Akame ve Night Raid adlı suikast örgütü ile kesişir.

Bu bozulmuş topluluk karşısındaki devrimcilerin suikast kolu olan Night Raid’e katılma kararı alan Tatsumi, artık Night Raid’in yanında başkente karşı savaşacaktır.

Night Raid, görevini kötüye kullanan, halka zorbalık yapan insanlara suikast düzenlemeye devam ederken, tüm bu her şeyin başında olan başbakan, Night Raid’e karşı en iyi askerlerinden oluşan bir grup kurar: Jeagers (Avcılar)

Jeagers ile Night Raid’in kapışması hiç de kolay olmayacaktı…

Akame ga Kill animesi 24 bölümden oluşuyor, ayrıca Akame ga Kill aksiyonu yüksek ve heyecan verici bir animeydi. Zaten tür bakımından shounen, fantastik, aksiyon, maceraya giriyor… Biraz da şiddet içeriyor.

Yani 17 yaşından küçüklerin ya da kan görünce midesi bulananların izlemesini katiyen tavsiye etmem, çünkü kanı bol bol gördüğümüz animelerden birisidir Akame ga Kill! İşkenceler de var, Corpse Party kadar olmasa da…

Ben baştan uyarayım da ona göre başlayın…

Şimdi, baştan başlıyorum… Akame ga Kill‘in aksiyonu boldu! Her bölümü heyecanla izledim ama sizi bir konuda daha uyarmak istiyorum.

AKAME GA KILL İZLEMEYE BAŞLADIĞINIZDA HİÇBİR KARAKTERİ SEVMEYİN.

Sevdiğiniz anda ölecekler!

Akame ga Kill’i her açıdan sevdim, oturur defalarca bile izlerim ama… Sevdiğim karakterlerin her biri teker teker öldü.

Bazıları o kadar kötü öldü ki, böyle gözlerim dolu dolu izledim Akame ga Kill‘i.

Sonuç olarak, kaliteli bir animeydi. İzlerken heyecanı yakalayabiliyor ve karakterlerin hissettiklerini az çok siz de hissedebiliyorsunuz (özellikle o ölüm sahnelerinde!). sizlere izlemeleri için kesinlikle tavsiye ederim.

Akame ga Kill, izlemek için bir gününüzü ayırmanıza mutlaka değecektir.

Tatsumi’nin seçimleri, Akame’nin kız kardeşiyle arasındaki sevgi, Lubbock’un müthiş yeteneği ve beni duygulandıran replikleri, Leone’nin minnoş aslan kalbi, Mine’in minik bedeninde sakladığı güç, Esdeath’in ölümcül sevgisi… Daha tüm karakterleri sayabilirim, o denli çok sevdim Akame ga Kill‘i!

İzlerseniz, kesin eminim diyemem ama, sizin de çok seveceğinizi düşünüyorum!

 

Okuduğunuz için teşekkür ederim, çok daha fazla bahsedecek olaylarım var fakat yazdıkça spoiler vermekten korkuyorum… O yüzden doğrudan, izlemenizi tavsiye etmekten başka bir şey yapamıyorum…

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!

 

Ah, gitmeden önce buraya finalden güzel bir replik bırakayım.

“Hayatın olduğu yerde, karanlık da vardır…

Karanlığın olduğu yerde, kötülük de vardır.

Cennetin gölgelerde yargılayamadığı, savunmasızları korumak ve kötüleri cezalandırmak için…

Suikastçileriz!”