Deserving of the Name – Dizi Yorumu

deservingofthename-efsunlublog-semihakaya

Merhabalar!

Bu günde, yine bir Kore dizi yorumuyla buralarda bulunmaktayım! Dizimizin adı, başlıktan da gördüğümüz üzere “Deserving of the Name” yani: ‘İsmini Hak Edenler’

Açıkçası, ismini diziye aşırı derecede yakıştırdığımı bilmenizi isterim çünkü dizi adı ve dizinin içeriği öylesine bir uyum içerisinde ki… Eh, çok nadir böyle denk gelmeler olur o yüzden bu uyumdan fazlasıyla hoşlandığımı dile getirmeliyim.

Deserving of the Name dizisinin, konusu kısaca şu şekilde: Joseon Hanedanlığı döneminde yaşayan bir doktorun (Kim Nam-Gil) zamanda yolculuk yaparak günümüz Seul’üne gelmesini anlatmaktadır.

Deserving of the Name dizisi hakkında yorumda bulunmadan önce başrol oyuncularından bahsedeyim.

  • Kim Nam-Gil dizide Joseon Hanedanlığı döneminde yaşayan Heo Im karakterini canlandırmaktadır. O, Joseon’un en iyi akupunktur ve moxibustion (ağrının ısıtma yoluyla tedavisi) doktorudur. Ancak bir cariyeden dünyaya geldiği için hor görülmektedir ve başarısı engellenmektedir.
  • Kim A-Joong dizide günümüz Seul’ünde yaşayan Choi Yeon-Kyung karakterini canlandırmaktadır. O, bir doktordur ve sadece modern tıbbın gerekli olduğuna inanmaktadır. Onun karakteri soğuk kalpli biri gibi görünmektedir. Bunun nedeni taşıdığı duygusal yaralardır ve ayrıca onun bir sırrı vardır.

Hem Kim Nam-Gil’in hem de Kim A-Joong’un izlediğim ilk dizileriydi ve bu diziden sonra açıkçası Kim Nam-Gil’in diğer dizi ve filmlerini de merak ettim, çünkü Deserving of the Name’de ki karakteri ile beni benden aldı…

Deserving of the Name dizi yorumuna gelecek olursak da… Diziyi birçok kez izlediğimi itiraf etmekten alıkoyamayacağım kendimi. Ya üç ya da dört kez izledim ve her izleyişimde aynı sahnelerde gülüyor, aynı sahnelerde hüzünlenerek ekrana dolmuş gözlerle bakıyorum…

Biliyorsunuz ki, Kore dizileri deyince akla direk romantik, drama ve komedi türü geliyor. Çoğu dizisinde de romantizme giriş yaparlar ama bu dizide birçok türe el atılmıştı resmen.

Dram, tadındaydı. Komedi, gerçekten güldürüyordu. Romantizm, öğk derecesinde değildi çok soft ve tatlıydı, birazcık da tarihe değinmiş Kore tarihindeki önemli olaylara ufak atıflarda bulunmuşlardı…

Time-travel.

Romantizm, dram türlerinde genellikle belirli bir düşman ve aşk üçgeni olurdu. Buradaysa bir aşk üçgeni yoktu (çok şükür) tabii ki karakterlerin boğazları düğümleyen kendi acı geçmişleri vardı, dramları olmazsa olmazdı. Tüm bu türlere ek olarak da bir farklılık verircesine zaman yolculuğu yapılıyordu.

İlk izlediğimde, zaman yolculuğunun mantığını oturtamamıştım ve açıkları olduğunu düşünmüştüm fakat ikinci izleyişimde açık olarak gördüğüm birçok şeyin bazı minik replikler arasında birer birer kapatıldığını görerek diziden keyif aldım.

Açıkçası, izlemenizi tavsiye edeceğim eğlenceli ve yürek burkan dizilerden birisiydi.

Ayrıca, time-travel dizilerinde biliyorsunuz geçmişteki bir olayı değiştirdiğinizde zaman paradoksu oluşuyordu ve açıkçası ben zaman paradoksunun yaşandığı olayları pek sevemiyorum ki bundan dolayı Man Hole dizisini yarıda bırakmıştım.

Bu dizide bir zaman paradoksu yoktu, en azından geçmişten çok olaylar günümüzde yaşandığı için zaman paradoksu oluşmuyordu.

O yönden de bu diziyi çok sevdiğimi itiraf etmeliyim. Ayrıca çok beğendiğim birkaç repliğin ekran görüntüsünü de aşağıya bırakıyorum.

efsunlublog-deserving-of-the-name-dizi-yorumu

 

efsunlublog-deserving-of-the-name-dizi-yorumu3

 

efsunlublog-deserving-of-the-name-dizi-yorumu4

 

Sanırım, benim için en dramatik sahne burasıydı…

efsunlublog-deserving-of-the-name-dizi-yorumu5

 

Eğer bir ‘İzlemek istediğim Kore dizileri’ listeniz varsa, mutlaka Deserving of the Name dizisini listenize ekleyin!

Okuduğunuz için teşekkür ederim, eğer ki bu tarz zaman paradoksu yaratmayan time-travel dizileri biliyorsanız yorumlarda belirtebilirsiniz, şimdiden teşekkürler!

 

Semiha Kaya

6 Haziran 1998 doğumlu, hayalleri yaşından çok olan ve hepsini bir bir gerçekleştirmek için acayip hırs dolu bir insanım.
Hırsımın yanı sıra, üşengeç ve unutkan da olduğum için tüm planlarımı sonsuza dek yaşayacakmışım gibi yaparım lakin genelde anın tadını çıkartırım.
Hem ne demiş James Dean?
"Sonsuza kadar yaşayacakmışsın gibi hayal kur. Bugün ölecekmişsin gibi yaşa."
Benim hayallerim zaten sonsuzluğa eriştiği için, şimdi yaşadığım her anı güzel kılmak için çabalıyorum çünkü bu dünyaya bir kez geliyoruz, tadını çıkarmadan veda etmek yakışmaz bana.
Öte yandan, yazmak ve okumakla fazla haşır neşirim. Öyle ki, Wattpad uygulamasında on milyona ulaşan mizah kitabım, şu an Epsilon Yayınları sayesinde raflardaki yerini aldı. Hâlâ daha aktif bir şekilde yazmaya devam ederken, üniversite okumaya da çalışıyorum. Bir garip İktisat öğrencisiyim ve mezun olduktan sonra bölümümle de ilgili çok büyük hayallerim var.
Size söyledim ya, hayallerim yaşımı aşıyor diye... Benim çok fazla hayalim var. Öyle ki, benden birkaç tane olmasını isterdim çünkü yapmak istediklerimin hepsini bir ömre sığdıramayacakmışım gibi hissediyorum.
Kısacası ben, çok düşünen, çok kuran, çok yazan, çok... çok... Diye giden bir sürü şeyle uğraşan bir insanım.
Bana, instagram: semihaakaya / wattpad: ianinprensesi kullanıcı adları üzerinden ulaşabilirsiniz!

Önerilen makaleler

4 Yorum

  1. Zamanda yolculuk temalı kore dizileri her zaman hoşuma gitmiştir. Geleceğe ya da geçmişe gitmeye hazırız fakat her ikisi olunca daha da güzelleşti. Komedi ve dram iç içeydi. Sonuç olarak severek izlediğim bir dizi oldu.

  2. […] rolde, daha önceden Deserving of the Name dizisinin yan rollerinden Moon Ga-Young vardı. Fakat iki dizideki rolleri ve stili o kadar […]

  3. […] Eun Byung-Ho karakterini canlandıran Um Hyo-Sup, daha önceden izlediğim Shopaholic Louis, Deserving of the Name, My Love From the Star, While You Were Sleeping dizilerinde ve izlemeyi planladığım Life, […]

  4. […] diziler deyince benim aklımda Deserving of The Name geliyor. Doktorlukları ve hastane sahneleri bu dizideki kadar gerçekçi gelmemiş olsa da bu da […]

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: