EVERNIGHT AKADEMİSİ SERİ YORUMU | CLAUDIA GRAY

EVERNIGHT AKADEMİSİ SERİ YORUMU | CLAUDIA GRAY

Ekim 7, 2019 0 Yazar: Aybike Parlak

Herkese yepyeni bir haftanın başlangıcından merhabalar, yaklaşık iki hafta önce bitirdiğim bir pegasus serisi hakkında konuşmak istiyorum sizinle, Evernight Akademisi. Öncelikle seri 5 kitaptan oluşuyor ve ben büyük bir indirimden kaptım bu seriyi, 30 liraya aldığım bu beş kitaplık pegasus serisini tanıtmaya başlıyorum.

Seri tahmin edeceğiniz üzere vampirlerle alakalı bir seri olup, içinde her vampir serisinde olan başka doğaüstü canlılarda bulunmaktadır. Bunlar ne diye soracak olursanız, size bu bilgileri verirsem bir sürü spoiler yiyebileceğinizi söyleyebilirim.

Ana karakterimiz olan Bianca’yı yazar başlarda ne olduğu belirsiz olarak bize gösteriyor fakat ilerleyen sayfalarda görüyoruz ki Bianca aslında 100 yılda bir zor gerkçekleşebilecek iki vampir ebeveynden dünyaya gelen bebekmiş. Henüz ne vampir ne de insan ne de başka bir varlık , fakat hayatı boyunca vampir olacak şekilde yetiştirilmiş birisi. Aynı zamanda kan içip normal yemeklerde yiyen bir varlık kendisi.

İlk kitabımızda Bianca ve ailesi Evernight Akademisine taşınıyor, ailesi orada akademisyen olurken Bianca da oranın öğrencisi oluyor. Evernight Akademisi insanlara da vampirlere de hizmet veren bir okuldur, okula sığınan her vampire kucak açmak zorundadır, vampirleri bulundukları yüzyıla ya da o seneye adapte edebilmek için ayrı derslere sokarlar. İnsanların, vampirlerden haberleri yoktur.

 

Fakat okula bir yabancı gelir, bir yolunu bulup okula gelen Lucas isimli karakterimiz, olaylara giriş şeklinden dolayı vampir gibi gelir biz okurlara ama ilerleyen zamanlarda onun aslında Siyah Haç denilen bir toplulukta doğup büyüdüğü anlaşılır, Bianca’nın aşkı bir vampir avıcısıdır. He bu arada söylemeyi de unuttum… Bianca ve Lucas birbirlerine aşıktırlar. İki imkansız ırk (?) birbirlerine aşıktır.

İlk kitapta genel olarak okulu, karakterleri tanıyıp Lucas’ın kimliğinin ortaya çıkması ile birlikte okuldan ve diğer herkesten başarılı bir şekilde kaçışını okuyoruz.  Bu arada hayranı olduğum bir karakterimiz olan Balthazardan bahsetmeyi unuttum. O da akademideki vampirlerden biridir, ölmeden önceki yani vampire dönüşmeden önceki aşkı, Bianca’ya çok benzemektedir ve Bianca’ya ayrı bir ilgisi bulunmaktadır.

 

İkinci kitapta artık Lucas yoktur ve Bianca Balthazar ile birlikte bolca vakit geçirir, bu arada ebeveynleri Bianca’ya çok baskı yapmaktadır, bir an önce vampire dönüşmesi için. Fakat Bianca Lucas’ı tanıdıktan sonra yavaş yavaş vampir olma ideolojisinden vazgeçmeye, insan olarak kalmaya karar vermeye başlar… Ama vampire dönüşmez ise başına gelebilecek olaylardan haberi yoktur.

 

Lucas bir şekilde Bianca’ya ulaşır ve gizlice buluşurlar, bizim Balthazardan hiç kaçar mı bu olay? Tabi ki de kaçmaz ve Bainca’yla sevgili rolü yaparak Lucas ile daha çok görüşme ihtimalini arttırır. Bu sırada Balthazar da yıllar önce izini kaybettiği kız kardeşinin peşine düşmüştür.

Balthazar’ın kız kardeşi Charity, asla akıllanmayan bir deli bana göre… Bir sürü olay dönerken bir yanlış ihbar sonucu Siyah Haç, Evernight Akademisine saldırır, ve bu sırada Bianca, Bianca’nın bir arkadaşı Raquel, Siyah Haç’a katılır. Artık akademideki insanların ufak bir kısmı vampirlerden haberdardır.

 

İkinci kitabımız da böyle biter ve sonraki kitabımızda olaylar hiç azalmadan devam eder. Bianca yeraltı sığınağında kan ihtiyacıyla boğuşur durur, Lucas ordan çıkmanın bir yolunu arar ama kimsenin çıkmasına izin yoktur, akademiye yapılan saldırıdan sonra. Daha sonra Evernight Akademisi’nin müdürü Bayan Bethany, Biancaya değer veren insanlar ve diğerleri Siyah Haç’ın üssünü basıp intikam almak isterler…

Bir şekilde hep olaylar böyle ilerler gider. İlerleyen kitaplarda Lucas ne yazık ki bir vampire dönüşür, Bianca ise başka bir varlığa (?wtf?)… Hiç tahmin edilmeyen olaylar gerçekleşir.

Dördüncü kitapta Lucas vampir olmaya ve kan açlığına dayanamaz, kendinden nefret eder ve Bianca bir yolunu bulup Lucas’ı bu durumdan kurtarır ama Bianca da dahil olmak üzere kimse Bianca’nın bulunduğu durumu kurtaramaz. Ama sonuç olarak Lucas ve Bianca seri boyunca , düşman taraflara ait olsalar da birbirlerinden asla vazgeçmezler. Klasik seri aşklarından birisi.

 

Son kitabımız ise benim aşık olduğum karakterimiz Balthazar hakkındadır, Blathazar’ı bu kitapta geçmişiyle ve şuanıyla tanırız. Neden öyle davrandığını, kız kardeşinin neden o kadar kin ve öfke dolu olduğunu anlarız. Çok küçük bir kısımda Bianca’da bulunur ama onun dışında kitap tamamen Balthazar ile alakalıdır.

 

Seride beklemediğim bazı olaylar gerçekleştiği için heyecanımı asla kesmedi. Klasik vampir serilerinden birisi olmasını bekliyordum ama içeriğinde çok farklı karakterler de bulunmasından dolayı çoğu zaman şaşırmış bulundum.

 

Kitaba puanım 5/4 oldu, Pegasus yayınlarından olan ve az tanınmış bir seri olması sebebiyle beklentimi çok yüksek tutmamıştım, üstelik 5 kitabı 30 lira gibi bir rakama aldığım için de pek bir beklentim yoktu. Fakat beni şaşırtmış güzel bir seri olduğunu düşünüyorum. Kitap sitelerinden birinde hala indirimi devam etmekte, eğer almayı düşünürseniz.

 

Herkese iyi günler ve mutlu hayatlar diliyorum. Tebessümü yüzünüzden, umudunuzu kalbinizden eksik tutmayın. Sevgilerle Aybike Parlak.