Find Me in Your Memory – Kore Dizi Yorumu

Merhabalar!

Bugün bitirdiğim bir Kore dizisi yorumuyla buralara uğramaya karar verdim. Bunu yaparken de şunu fark ettim, sanırım sadece sevdiğim ve tavsiyede bulunmak istediğim şeyler hakkında yazmayı seviyorum… Beğenmediğim bir şey hakkında yazmak sıkıcı geldiği için sanırım olumsuz eleştirilerle bu blogta yer alamıyorum…

Eh, artık bir şeyler hakkında yazmıyorsam ya beğenmemişimdir ya da henüz izlemeye vakit bulamamışımdır. Ehe, şimdi, bitirdiğim bu tap taze dizinin yorumuyla geleyim.

Find Me in Your Memory.

Find Me in Your Memory – Konusu:

Dizi, Hipertimezi nedeni ile anormal bir şekilde yaşadığı her anı canlı bir şekilde hatırlayan bir adam (Kim Dong-Wook) ile oldukça kötü bir hafızaya sahip olan bir kadının (Moon Ga-Young) arasındaki aşk hikâyesini anlatmaktadır.

Find Me in Your Memory – Yorumum:

Öncelikle, diziye başlarken sonuna kadar devam eder miyim emin değildim. Şu sıralar yaptığım her şeyden o kadar bıkkınlık duymaya başlamıştım ki, muhtemelen yarım bırakırım falan sanıyordum. (Özellikle de yarım bıraktığım her şeyi tamamlamaya karar vermişken, yarım bırakacaklarım arasına yeni bir dizi ekleniyor diye düşünmüştüm…)

Fakat dizinin içsel konusundan o kadar az ve dikkat çekmesi zor bir şekilde bahsedilmiş ki, tereddütlerime rağmen diziye başladığıma aşırı memnunum.

Dizi 32 bölümden oluşuyordu, aman gözünüz korkmasın! 32 Bölüm diyorum ancak, genel k-drama stili 16 bölüm de sayabilirsiniz sezonu. Çünkü bölümler yarım saatlikti. While You Were Sleeping’deki gibi…

Baş rolde, daha önceden Deserving of the Name dizisinin yan rollerinden Moon Ga-Young vardı. Fakat iki dizideki rolleri ve stili o kadar farklıydı ki, bir kez daha Korelilerin estetik anlayışına hayret ettiğimi kabul ettim.

Eh, bu genel yorumları es geçerek diziye değinmek istiyorum.

Dizi, hipertimezi nedeniyle anılarını sürekli zihninde canlı tutan Lee Jung-Hoon karakteri ile gençliğinde geçirdiği bir kazadan dolayı hafızasının bir kısmını kaybetmiş ve hâlâ daha hafızasının zayıflığından muzdarip olan oyuncu Yeo Ha-Jin arasındaki ilişkiyi ele alıyor.

Dizinin temel olarak 3 konusu vardı. İlki, Lee Jung-Hoon’un unutamadığı ilk aşkı ile ilgiliydi. Onunla yaşadıkları ve genç kadının hayatını kaybetmesiyle sonlanan ilişkileri, Lee Jung-Hoon için büyük bir travmadır. Bunun yanı sıra, Lee Jung-Hoon hipertimezi yüzünden de bu anıları unutamamaktadır. Yani ilk aşkının acısı, ilk günkü gibi tazedir onun için.

İkinci konu, Yeo Ha-Jin’in unuttuğu geçimişiyle alakalı. Geçmişinde yaşadığı bir kayıptan dolayı intihar etmeyi bile göze alan ancak iki gün komada kaldıktan sonra hayatının büyük bir kısmını hatırlayamadan gözlerini açmış, kendisini bu şekilde kabul ederek hayatına devam etme kararı almıştır. Ancak, eksikliği doldurmaya çalışırken başından türlü türlü olaylar geçer.

Son konu ise, Lee Jung-Hoon ile Yeo Ha-Jin’in ilişkilerini rayına oturtmaya çalışmaları.

Find Me in Your Memory dizisinin karakterleri Lee Jung-Hoon ile Yeo Ha-Jin’in aralarındaki kimyayı her ne kadar çok sevsem de, finalin yavanlığından olsa gerek sonlara doğru dizideki heyecanımı biraz yitirdim. Konuların işleniş şekli oldukça harikaydı ve galiba mutsuz son istiyordum. Death Note’un etkisinden olsa gerek, kazanılmış bir şey görmeye gelemedim.

Hahaha, spoiler gibi oldu… O yüzden bu konular hakkında çok detaya girmeden Find Me in Your Memory hakkında biraz daha yazdıktan sonra, sizlere youtube fragman linkini bırakacağım.

Dizi eğlenceli, dramatik ve oldukça güzel işlenmiş diyebilirim. Oyuncular karakterlerin hakkını çok güzel bir şekilde vermişler. Zaten önceden izlediğim dizilerden sevdiğim oyuncuların var olması diziye olan sevgimi de arttırdı diyebilirim.

Daha önceden, Age of Youth‘da izlediğim Ji Il-Joo; Queen of the Ring, Oh My Ghostess, Weightlifting Fairy Kim Bok-joo, Kill Me Heal Me dizilerinden Kim Seul-Ki; Descendants of the Sun, He is Psyhometric, Hotel Del Luna, Hyde Jekyll and Me dizilerinde gördüğüm Lee Seung-Jun yer alıyordu. Açıkçası beğenerek burada saydığım dizilerin hepsi de beğenerek izlediğim dizilerdi. Oyuncuları tekrardan farklı rollerde görmek de hoşuma gitmişti.

Eğer vaktiniz olursa, kesinlikle bu diziyi izlemenizi tavsiye ederim. İnce işlenmiş hoş, dramatik bir diziydi. Romantizm de öyle cıvık cıvık değildi oldukça kararındaydı. İlişkiler hoştu, her açıdan beğendiğim bir dizi oldu. Ancak, final biraz yavan geldi… Bunun dışında gerçekten oldukça güzel bir diziydi!

Yakında, He is Psyhometric dizisinin yorumuyla da geleceğim. Aşağıya da Find Me in Your Memory dizisinin fragmanını bırakıyorum. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim, gelecek yazılarımda görüşmek üzere!

Kendinize iyi bakın.

Bize destek olmak için sayfadaki reklamlardan birisine tıklarsanız çok memnun oluruz…

Bir de, dizinin ost listesinden en sevdiğim şarkıyı buraya bırakıyorum. Keyifli dinlemeler!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: