Marjinde Cinayet – Kitap Analizi

Marjinde Cinayet – Kitap Analizi

Aralık 11, 2018 0 Yazar: Semiha Kaya

Orijinal Adı: Murder at the Margin: A Henry Spearman Mystery

Yazar: Marshall Jevons

Çevirmen: Belkıs Dişbudak

Yayınevi: Liman Kitapları

Basım Yeri ve Yılı: Maltepe/Ankara – Ekim 2014

 

Marjinde Cinayet kitabını analiz etmek için seçme nedenim, mikro iktisat dersinde öğretim görevlimizin Marjinde Cinayet kitabını tavsiye ederek, analizini istemeseydi.

 

Marjinde Cinayet’in başlıca konusu, Harvard’da öğretim görevlisi olan Henry Spearman’ın çıktığı tatilde işlenen iki cinayeti iktisadi düşünce teknikleriyle ekonomiye indirgeyerek katili bulmasıdır.

 

Marjinde Cinayet’in yazarı, daha doğrusu yazarları hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse: Marshall Jevons, Trinity ve Virginia Üniversiteleri’nde iktisat profesörlüğü yapan William L. Breit ve Kenneth G. Elzinga tarafından yaratılmış kurgusal bir cinayet romanı yazarıdır.

Breit ve Elzinga, amatör bir detektifin ekonomik teoriler ışığında suçları aydınlatmasını ele alan romanlar yazmaya karar verdikten sonra isimlerinin gizli kalması için Marshall Jevons adını kullanmışlardır.

Harvardlı ekonomist-dedektif Henry Spearman’ın maceralarını ele aldıkları üç kitap yayınlamışlardır: Murder at the Margin (1978), The Fatal Equilibrium (1985), A Deadly Indifference (1995).

Marjinde Cinayet’i yazdıktan sonra Elzinga, 19. Yüzyıl iktisatçıları Alfred Marshall ve William Stanley Jevons’dan esinlenerek kurguladıkları yazar Marshall Jevons için uydurma bir biyografi hazırlamıştır. Fakat Marjinde Cinayet çok fazla rağbet görüp derslerde okutulunca iki yazar da sonunda deşifre olmuştur.

Bunun üzerine MIT Press yazarlara ulaşıp serinin diğer iki kitabını yazmaları için teşvik etmiştir. Bu sayede The Fatal Equilibrium (1985) ve A Deadly Indifference (1995) yayınlamıştır.

 

Marjinde Cinayet’in özetini de kısaca ele almak gerekirse, hikâye Henry Spearman’ın eşi Pidge Spearman ile birlikte Virgin Adaları’nda bulunan Cinnamon Bay Plantasyonuna tatile gitmesiyle birlikte başlar.

Bu yolculuk sırasında, Henry Spearman’ın Harvardlı meslektaşı ilahiyat fakültesi eğitim görevlilerinden biri olan Matthew Dyke ile karşılaşır ve yolculuğunun bir kısmını hiç hoşlanmadığı halde Matthew Dyke’la geçirir.

Başlangıçta, her şey olağan normalliğindedir. Henry Spearman alışkanlıklarından dolayı çevresindeki insanları inceleyerek onların ekonomik analizlerini yapar, tanıştıkları yeni kişilere ekonomik teorilerce düşüncelerini açıklar.

Derken, Marjinde Cinayet’in asıl olayı baş gösterir.

Otel sakinlerinden birisi olan General Decker, zehirlenerek öldürülmüştür!

General Decker’a karşı, otel çalışanlarına kaba daha doğrusu bir general olmasının getirdiği ciddiyet ve askeri intizamdan dolayı, çevresindeki herkesten de bunu bekleyen bir adam olmasından kaynaklanan bir nefret vardır.

Aynı zamanda, otelde siyahi iktidarı savunan ‘Baskıncılar’ adı altında toplanan bir grup vardır ve siyahi iktidara karşı olan bir yüksek mahkeme yargıcı Curtis Foote’un Cinnamon Bay’e gelmesi olayları tuhaf bir şekilde kızıştırmaktadır.

Siyahiler ve beyazlar arasındaki gerilimli hava, işlenen iki cinayet ve cinayetleri kendi çerçevesinde araştıran Henry Spearman’ın çerçevesinde döndüğü bir polisiyedir.

 

Marjinde Cinayet kitabında dikkatimi çeken birkaç alıntı:

“Benim iktisatta uyguladığım yasalar, sizin polis işinde uyguladığınız yasalardan farklıdır. Ekonomik yasalar ihlal edilemez.” Syf. 83

“Karşılıklı bağımlı yarar işlevleri. Ekonomi biliminin ‘aşk’ dediği budur zaten. Anlamı, yaptığınız bazı işlerden aldığınız zevkin, bir başkasının mutluluğuna bağlı olması demektir.” Syf. 88

“Say kanunu bize diyor ki, tasarruf edilen bir kuruş, harcanmış bir kuruş demektir. Mallara kaygılanmanız gerekmez. Arz her zaman kendi talebini yaratır.” Syf. 117

 

Marjinde Cinayet kitabı hakkındaki kendi görüşlerime gelirsek eğer Marjinde Cinayet’in ana hedef kitlesi polisiye kitap okumayı severler ve benim gibi iktisat öğrencileri, hatta iktisat öğretim görevlileri de olabilir. Tabii ana kitleyi geçersek, Marjinde Cinayet kitabını birçok kitapseverin okuyabileceğini düşünüyorum.

Gerçi benim gibi hem kitapsever hem de iktisat öğrencisi olanlar için çok da faydalı olacağına inandığım bir kitap haline geldi ki, birçok üniversitede iktisat öğrencilerine okutulmuş bir kitap olduğu göz önünde bulundurulursa, faydası gözle görülür miktarda ortaya serilmiş olur.

Marjinde Cinayet kitabının işleyişi hakkında bir analiz yapmam gerekirse, olayları çok yüzeysel buldum. Okuduğum birçok polisiye kitaba kıyasla zayıf bir şeması vardı. İpuçları çok havariydi ve sanki her şey bir şans eseri ortaya serilmiş gibiydi.

Her şey tahminler üzerine ve iktisadi kanunlar üzerine kurulmuştu ki, olayların iktisadi kanunlar üzerine kurulmuş olması benim açımdan zayıf bir yön değildi fakat Henry Spearman’ın katilleri buluş şekli, çok tahmini geldi ki zaten kendisi de bu şekilde hareket etmişti.

Açıkçası, iktisadi kanunları, ekonominin insan hayatındaki gerçekliklerini çok güzel bir şekilde yedirmiş ve bir öğrenciye akılda kalacak şekilde çok ince detaylarla işledi fakat polisiye yönden zayıf bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Birçok karakter açıkça katil olarak gösterilmiş fakat hiç alakası olmaksızın, başka üç karakter bir anda katil olarak ortaya çıkmıştı. Agatha Christie kitaplarındaki şaşırtmacalardan, katilin ummadığım kişiler çıkmasına alışmıştım fakat Agatha Christie olasılıkları ve nedenlerini veriyordu, kitabın sonuna kadar Marjinde Cinayet’te bunu göremedim. Olasılık vardı ama neden yoktu.

Her şeyi Henry Spearman kendi kafasında iktisadi kanunlar ve teorilerle çözdü, finalde de tüm olayı nelere bağlı olduğunu göstererek ve nasıl çözdüğünü açıkladı, böylece kitap bitti.

Bana göre bu kısım biraz eksik gelmişti. Bunun dışında dikkatimi çeken bir eksiklik yoktu, öte yandan da her iktisat öğrencisinin okuyabileceğini düşündüğüm kült bir kitap olarak gördüğüm dile getirebilirim.

Marjinde Cinayet kitabında kullanılan dil, akıcı ve sadedeydi. Yazarın üslubu okuma kolaylığı sağlıyordu fakat kitabın kusurlarından biri olarak gördüğüm bir anlatım daha doğrusu geçiş bozukluğu vardı.

Bir önceki bölüm heyecanlı bir sahnede biterken, hemen ardından gelen yeni bölümde farklı bir karakterin ne yaptığını anlatmaya geçiyordu. Özellikle de üçüncü tekil şahıstan anlatım olduğu için, hızlı okuyan insanlar açısından bu durum kafa karışıklığı yaratabiliyordu.

Öte yandan, edisyon veyahut da dizgi aşamasında oluşan bir diğer sıkıntı ise, cümle sonunda yarıda kesilen kelimelerin hecelemeye uymaması hatta hecelemeye uysa dahi ‘-’ yerine gelen harfler, okumada aksamaya neden oluyordu. Bu durumların dışında Marjinde Cinayet kitabının genel hatlarında, akışında bir sorun yoktu.

Yukarıdaki “Marjinde Cinayet Kitap Analizi” yazısı benim dersten sorumlu öğretmene teslim ettiğim yazıydı. Buraya kadar okuduğunuz için hepinize teşekkür ederim!

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, kendinize iyi bakınız!