The Uncanny Counter – Dizi Yorumu

Merhaba arkadaşlar! Yine bir webtoondan uyarlanan, dizi yorumuyla karşınızdayım. Fakat bu sefer diziyi öncesinde webtoon’dan falan okumadım… Epeydir netflixten bir şeyler izlemiyorum derken bir anda karşıma çıktı ben de izleyivereyim madem dedim.

Bu kadar sürükleyeceğini düşünmemiştim…

Çok da uzatmadan dizinin konusu ve oyuncularına değindikten sonra yorumuma geçeceğim.

The Uncanny Counter (Şeytan Avcısı) – Dizi Konusu:

Dizi, kendilerine ‘Counter’ adını verdikleri bir grubun etrafında dönmektedir. Her birinin kendine özel yetenekleri vardır. Amaçları, kötü ruhları yakalamaktır ve kendilerini bir noodle restoranın çalışanı olarak gizlemektedir.

The Uncanny Counter (Şeytan Avcısı) – Dizi Kadrosu:

Çok uzun bir dizi kadrosu olsa da kısaca oyuncuların listesini bırakıyorum.

Jo Byeong-Gyu dizide bir lise öğrencisi olan So-Mun karakterini canlandırmaktadır. ‘Counter’ın en genç üyesidir ve özel yeteneği fiziksel gücüdür. Çocukken geçirdikleri gizemli bir trafik kazasında ailesini kaybetmiştir.

Yu Jun-Sang dizide eski bir polis memuru olan Ga Mo-Tak karakterini canlandırmaktadır. İnanılmaz bir kuvvete sahiptir. 7 yıl önce, geçirdiği bir kazada hafızasını kaybeder. Adalet duygusu güçlü dürüst bir insandır. So Moon’un (Jo Byeong-Gyu) akıl hocasıdır.

Kim Se-Jeong dizide ‘Counter’ın bir üyesi olan Do Ha-Na karakterini canlandırmaktadır. Onun özel yeteneği, yüzlerce kilometre uzaklıktaki kötü ruhları hissedebilmek ve dokunduğu kişinin anılarını okuyabilmektir.

Yum Hye-Ran dizide noodle restoranın şefi olan Chu Mae-Ok karakterini canlandırmaktadır. Onun özel yeteneği, iyileştirebilme gücüdür. ‘Counter’ın dayanak noktasıdır.

Ahn Suk-Hwan dizide ‘Counter’ın en yaşlı üyesi olan Choi Jang-Mool karakterini canlandırmaktadır. ‘Counter’ların arasında yaşayan bir efsanedir. ‘Counter’ın giderlerini yönetmekle sorumludur.

Moon Sook / Wigen

Kim So-Ra / Kim Ki-Ran

Eun Ye-Jun / Woo-Sik

Lee Chan-Hyeong / Kwon Soo-Ho

Yun Ju-Sang / Ha Suk-Goo

Lee Joo-Sil / Jang Choon-Ok

Lee Ji-Won / Im Joo-Yeon

Kim Eun-Soo / Kim Woong-Min

Jung Won-Chang / Shin Hyeok-Woo

Kim Min-Ho / Baek Joon-Gyu

Choi Yoon-Young / Kim Jung-Young

Lee Gyeong-Min / Kang Han-Yool

Choi Kwang-Il / Shin Myung-Whi

Lee Do-Yub / Jo Tae-Shin

Jeon Jin-Oh / No Chang-Kyu

Kim Jung-Jin / Jang Hye-Kyeong

Kim Seung-Hoon / No Hang-Kyu

Ok Ja-Yeon / Baek Hyang-Hee

Lee Hong-Nae / Ji Cheong-Sin

Son Kang-Kuk / Şef Choi Su-Ryong

Park Jin-Soo / Pyo

Kim Yeon-Woo / Jeong Geun-Yeong

Kim Yong-Han / Lee Cheon-Jung

The Uncanny Counter (Şeytan Avcısı) – Dizi Yorumu:

Evet… Gelelim yorumumuza…

Şeytanların olduğu bu dünyada, elbette ki de şeytan avcıları olmalı değil mi? Bu dünyanın tamamen kötülerin elinde olmadığını, hâlâ iyilik için savaşan insanların olduğunu hissettiren keyifli bir diziydi…

Açıkçası, biraz duygusal bir dönemdeyim… O yüzden normal şartlar altında ağlamayacağım o kadar çok sahnede ağladım ki… İnanın ben de kendime hayret ettim ama beni ağlatacak kadar da içime işlemiş olmasından anlayacağınız üzere, fena bir dizi değildi.

Tabii ki, ana karakterin power-upları vardı, takımı için canını dişine takıyordu ve elbette ki yanlış yola yönelip güçlerini yitirdiğinde olması gerektiği kişiyi buluyordu bunlar alışılageldik klişiler ancak bu dizi kendini hissettirdi. Özellikle karakterlerin samimiyeti beni kendine çok bağladı.

So-Mun, Bayan Chu, Ha-Na, Mo-Tak… Bu dörtlü gerçekten birbirlerinin arkalarını kollayan, birlikte savaşan süperkahramanlar gibiydiler.

Ayrıca, So-Mun’un arkadaşları… Ne kadar samimiydiler, So-Mun kaybettiklerini kazandığını gördüklerinde desteklemeleri, So-Mun onlara bir şey anlatamazken saçma sapan triplere girmek yerine onu anlamaları… Arkadaşlıkları o kadar güzeldi ki, gerçek olmasını istedim. >.<

Her karakter için ayrı hüzne kapıldım, hatta kötü karakterler için bile üzüldüm.

Chung-Sin zorlu bir çocukluk geçirmiş, babası saydığı insanlar tarafından kötü yönlendirilmiş karanlığa düşmüş bir çocukken, bir de içine kötü ruhu girmesiyle birlikte daha da dibe batan bir karakterdi. Ona başlangıç hikâyesinden dolayı üzüldüm ancak cezasını alırken içim rahatladı çünkü gerçekten kalbimi kıracak çok ama çok fazla ölüme sebep oldu…

Hyeok-u için ne kadar kötü demeliyim bilmiyorum? Babası tarafından sevilmemenin, babasının konumundan dolayı baskı altında kalan bu yüzden lisede zorbalık yapan birisiydi. Ancak So-Mun onu durduğunda, özellikle de dizinin sonlarına doğru gerçekten çok güzel bir karakter gelişimi sağladı ve onun kendisini kurtarabilmesine çok ama çok sevindim…

Öte yandan Mo-Tak için her bölümde çok üzüldüm. Geçmişini kaybetti, hatırladığındaysa geçmişinde geri dönmek isteyeceği tek insanı kaybetti… Buna rağmen yılmadı, dimdik durdu ve ekibinin kalkanı olarak kötü ruhlarla savaşmaya devam etti… Ah ah, bu dizi beni duygusal anlamda mahvetti. Hepsi için çok içliyim, aynı zamanda da çok mutluyum.

Hatta garip bir şekilde, Mo-Tak’a saldıran Chang-Kyu için de üzüldüm… Mo-Tak’a saldırıp, onu öldürmeye çalışmış olmasına rağmen dizinin ilerleyen bölümlerinde aralarında eğlenceli bir enerji yakaladım. Hatta bir sahnede Mo-Tak bile, “Böyle karşılaşmaya devam edersek bromance olacağız” demişti, orada kahkahayı basmıştım. Bu ikiliyi başka bir dizide, dedektif-gangster ikilisi olarak görmeyi çok isterim açıkçası.

Açıkçası, eğlenceli, dramatik ve aksiyonu bol bir diziydi. Farkında olmadan sizi içine çeken bir havası vardı. O yüzden, mutlaka izlemenizi tavsiye ederim!

Bir kaç alıntı bırakayım!

Her birimiz yaralı bir kalple yaşıyoruz.

İnsanlar şeytanın ta kendisi olabilir.

Yaralar böyledir işte. Kimse düşünmeden ya da onları hafife alarak deşmemeli.

Umut acımasız bir canavardır. Aynı zamanda, önümüzü aydınlatan da odur.

Semiha Kaya

6 Haziran 1998 doğumlu, hayalleri yaşından çok olan ve hepsini bir bir gerçekleştirmek için acayip hırs dolu bir insanım.
Hırsımın yanı sıra, üşengeç ve unutkan da olduğum için tüm planlarımı sonsuza dek yaşayacakmışım gibi yaparım lakin genelde anın tadını çıkartırım.
Hem ne demiş James Dean?
"Sonsuza kadar yaşayacakmışsın gibi hayal kur. Bugün ölecekmişsin gibi yaşa."
Benim hayallerim zaten sonsuzluğa eriştiği için, şimdi yaşadığım her anı güzel kılmak için çabalıyorum çünkü bu dünyaya bir kez geliyoruz, tadını çıkarmadan veda etmek yakışmaz bana.
Öte yandan, yazmak ve okumakla fazla haşır neşirim. Öyle ki, Wattpad uygulamasında on milyona ulaşan mizah kitabım, şu an Epsilon Yayınları sayesinde raflardaki yerini aldı. Hâlâ daha aktif bir şekilde yazmaya devam ederken, üniversite okumaya da çalışıyorum. Bir garip İktisat öğrencisiyim ve mezun olduktan sonra bölümümle de ilgili çok büyük hayallerim var.
Size söyledim ya, hayallerim yaşımı aşıyor diye... Benim çok fazla hayalim var. Öyle ki, benden birkaç tane olmasını isterdim çünkü yapmak istediklerimin hepsini bir ömre sığdıramayacakmışım gibi hissediyorum.
Kısacası ben, çok düşünen, çok kuran, çok yazan, çok... çok... Diye giden bir sürü şeyle uğraşan bir insanım.
Bana, instagram: semihaakaya / wattpad: ianinprensesi kullanıcı adları üzerinden ulaşabilirsiniz!

Önerilen makaleler

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: