Bıçak Sırtı – Kitap Yorumu

Merhaba arkadaşlar!

Yeni kitap yorumumla karşınızdayım… Nasılsınız? Umarım iyisinizdir, zira burada interaktif bir şekilde iletişimde olamasak bile sosyal medya hesaplarımdan veyahut da sitemize üye olarak / olmadan da yorumda bulunabilirsiniz.

Yorumlara daima geri dönüş yapıyorum. >.<

Evet, şimdi Tess Gerritsen’in elinden çıkan bu harika kitabın yorumuna gelelim…

Bıçak Sırtı – Arka Kapak:

Hangisi daha korkunç?

Sevdiğiniz birini mi kaybetmek, yoksa uğruna her şeyden vazgeçmeye hazır olduğunuz hayallerinizi mi?

Mesleğinin henüz başlarında, genç bir doktor olmasına rağmen başarılarla dolu, kusursuz bir sicile sahip olan Kate, en son girdiği ameliyattan hem sevdiği bir insanı hem de gelecek hayallerini masada bırakarak çıkar. Sorunsuz olması beklenen ameliyat, anlaşılmaz bir şekilde tam bir kâbusa dönüşmüştür ve önce hastanın yakınları, sonra da hastane yönetimi bu kâbustan Kate’i sorumlu tutmaktadır. Öte yandan, bütün bunlardan habersiz ortaya çıkan bir katil, elinde bir liste, hastane personelini teker teker avlamaya başlar ve onu gören, elinden kurtulan tek insan olarak Kate bu listenin en tepesinde yer almaktadır.

Bütün oklar ona çevrilmişken, bütün deliller ve zaman onun aleyhine işlerken Kate, hem ensesinde nefesini hissettiği acımasız bir katilden kaçmak hem de kaybetmeye mahkum göründüğü bir davayı çözüme ulaştırmak zorundadır.

Bıçak Sırtı – Yorumum:

Sanırım, en sevdiğim yazarlar listesine Tess Gerritsen’i de almamın vakti geldi… Bu zamana kadar kitaplarını alıp, kitaplığımda bekletmiştim… Nedeni yok, kitap alma hastalığım var ama okumak konusunda yavaş kalıyorum ve keşke, keşke Tess’in kitaplarını kitaplığımda arka plana atmamış olsaydım.

Zira, elime ilk önce Çırak kitabını almıştım. Onu da Cerrah’ın devam kitabı olduğunu öğrenince yarım bırakmak zorunda kaldım ve Çırak’ı okurken fark ettiğim ilk şey, Tess’in kalemiydi.

Oldukça yalın bir anlatıma sahip. Sizi kitabın içine sürüklüyor ve farkında olmadan kitapta fazlasıyla ilerlemiş olduğunuzu görüyorsunuz. Sonrasında da, buraya kadar gelmişim madem, bitireyim o zaman diyorsunuz.

Bıçak Sırtı da beni aynen bu şekilde tutup sürükledi.

Aşır yalın anlatımı, dikkat çekici konusu ve karakterlerin kimyası oldukça hoştu. Ayrıca, uzun zamandır polisiye kitaplarda yaşamadığım bir ters köşe yaşadım.

Açıkçası, böyle bir ters köşenin beklentisine hazırlamıştım kendimi. Zira katil olduğu düşünülen kişi ortaya atıldığında, “Hayır, şimdi değil… Şu an çok erken,” demiştim. Olay yerindeki bazı şeylere ek olarak polis konuşmalarından yaptığım çıkarımlar da bu düşüncemi desteklemişti.

Sonrasında gelişen olaylarda, birisinden aşırı derecede şüphelendim ve dedim ki, “Evet, katil bu. Başkası olamaz.”

Ancak oldu, Tess beni şaşırtmayı başardı. Fakat herkesin bu yanılgıya düşebileceğini düşünüyorum çünkü ortada hiçbir ipucu yokken katil çıkıverdi.

Gerçekten, Tess’in kitaplarını okumak için harika bir başlangıç oldu. En yakın zamanda Cerrah’ı sipariş edip, seriyi okumayı planlıyorum.

Eğer polisiye seviyorsanız, mutlaka okumanı gereken yazarlardan birisi Tess Gerritsen olmalı.

 

Şöyle, birkaç alıntı bırakayım.

 

Çok fazla ölüm, çok fazla acı yaşanmıştı. Ve hepsi de sevgi adı altındaydı.

Eğer kurtulmak istiyorsam, bunu kendi başıma başarmalıyım.

Daha önce kendisini hiç bu kadar yalnız, terk edilmiş hissetmemişti. Hayatta kalması ya da ölmesi aniden hiçbir anlam ifade etmeyiverdi; bu sadece birisi sizin için kaygılanıyorsa önemliydi.

“Hepimiz öyle ya da böyle saldırganızdır. Özellikle de konu sevdiklerimizi ilgilendirdiğinde.”

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: