Supernatural – 5. Sezon

supernatural5.sezon-efsunlublogyorumu

Merhaba arkadaşlar!

Bir Supernatural yorumuyla daha karşınızdayım!

  • Supernatural – 5. Sezon

Supernatural Bölüm Sayısı: 22

Supernatural Konusu:

Son mührün de kırılmasıyla birlikte serbest kalan Lucifer artık dünyadadır. Castiel baş melekler tarafından öldürülmüştür ve Sam ile Dean, Lucifer’in ortaya çıkış anında bir anda uçağa ışınlanmışlardır!

 

Bu sezonun ana konusu ise “KIYAMET!”

Supernatural normalde beşinci sezonla ekranlara veda edecekmiş lakin Supernatural’ın sıkı hayranları bu kadar erken veda olamaz, hayır deyip, Supernatural’ın devam etmesi için bir sürü imza kampanyası falan düzenlemişler ve malumumuz Eric Kripke’de ‘E benim hayal dünyam efsane ben Supernatural’ı ölene dek sürdürürüm!’ diyerekten on dördüncü sezona kadar getirdi Supernatural’ı.

Bu sezonda, Dean’in Micheal’ın ideal bedeni; Sam’in Lucifer’ın ideal bedeni olduğunu öğreniyoruz. Ayrıca Mary ve John’da bir aşk meleği yani Eros tarafından özenle eşleştirilmiş mükemmel bir çift olduğunu öğrendik.

Meleklerin insan bedenlerine girebilmesi için, bedenlerin sahiplerinden izin alması gerektiği için Dean de, Sam de sürekli reddediyorlar fakat Dean ve Sam’in araları da pekiyi değil.

Mesela Sam’in şeytan kanına olan bağımlılığı Dean’in kafasının atmasına ve Sam’le yolları ayırmasına neden oluyor ki bir bölüm ayrı kalmalarının ardından, hangi melekti unuttum, onun Dean’i geleceğe göndermesinin sonucunda Dean, Sam’den uzaklaşmanın yanlış olduğunu görerek tekrar birlikte yollara koyuluyorlar.

Ve maalesef ki bu sezonda iki üzücü ölüm var…

Spoiler olacağı için isimleri vermiyorum ama öldüklerine gerçekten üzüldüğüm iki karakter vardı…

Yorumun başında da dediğim üzere Supernatural’ın bu sezon ana konusu ‘Kıyamet’ bu yüzden de Mahşerin Dört Atlısı, kendilerini gösteriyor. Tabii bu sırada yeni dostlar edinip, eski dostlardan kayıplar veriliyor…

Gel gelelim ki, Winchester kardeşler kıyamete engel olabiliyorlar mı?

Birçok beklenmedik yardım sonucunda kıyamet engelleniyor fakat bu durumun götürdükleri de var. Mesela Lucifer’ı öyle kolay öldürmediler hatta öldüremediler bile…

Lucifer’ı normal bir insanın öldürmesi pek mümkün olmadığı için onu tekrar kafese tıkmaya karar verirler ve Crowley’in de yardımıyla Mahşerin Dört Atlısı’nın yüzükleri toplanır ve Lucifer’ı kafese koyacak anahtar ortaya çıkar.

Fakat şöyle de bir şey var. Lucifer kafese atlamaz, onu birinin atlatması lazım ki bu nokta da devreye Winchester kardeşler giriyor. Sam, Lucifer’ın bedenine girmesine izin vererek onunla birlikte kafe atlıyor.

Tabii bu sezon Winchester kardeşlerin yeni bir kardeşi olduğunu öğreniyoruz. Adam. John kaşla göz arası bir çocuk peydahlamış da bizim bu sezona kadar haberimiz olmamış maalesef.

Dean inatla Micheal’ı reddettiği için, Micheal küçük kardeş Adam’ı canlandırarak Lucifer’ın karşısına dikilmeye karar vermiştir.

Sezon finalinde, Micheal ve Lucifer karşı karşıya geldiklerinde Dean Impala’sında son ses eski rock müziklerinden birisiyle kardeşlerin kapışacağı alana gelir ve onların işine çomak sokar.

Castiel bir kez daha parçalara ayrılır, Bobby’nin boynu kırılır ve Dean’in yüzü gözü dağıtılır fakat umulan şey olmuş, Sam kontrolü ele geçirerek kafese atlamıştır böylece de kıyamet engellenmiştir.

Bölüm bitmeden, Tanrı Dean’e kardeşini aldığı için iyilik yapmak ister gibi Castiel’i geri getirir. Castiel de Dean ile Bobby’i iyileştirir.

Dean, Sam’e söz verdiği için Lisa ve Ben’le birlikte yaşamaya başlar ve tam bölüm bitecekken akşam yemeğine oturmuş aileyi çok uzaktan izleyen Sam görünür.

Bu da altıncı sezonun geleceğini gösteren minik bir merak unsuru olarak yerleştirilmiş.

Açıkçası bu sezonun vurdusu kırdısı çok olmuştu ve geçmiş yıllara gitmeler, genç Winchester çiftini görmek vesaire epey eğlenceliydi.

Hele Mahşerin Dört Atlısı’ndan Ölüm’ün giriş sahnesi… Şuraya linkini bırakayım da siz de izleyin, bayıldım ben o giriş sahnesine. Öyle bir havası var ki!

https://www.youtube.com/watch?v=qByE1k4BTIg

 

Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim!

  1. sezon yorumunu okumak için buraya tıklayınız.
  2. sezon yorumunu okumak için buraya tıklayınız.
  3. sezon yorumunu okumak için buraya tıklayınız.
  4. sezon yorumunu okumak için buraya tıklayınız.

Semiha Kaya

6 Haziran 1998 doğumlu, hayalleri yaşından çok olan ve hepsini bir bir gerçekleştirmek için acayip hırs dolu bir insanım.
Hırsımın yanı sıra, üşengeç ve unutkan da olduğum için tüm planlarımı sonsuza dek yaşayacakmışım gibi yaparım lakin genelde anın tadını çıkartırım.
Hem ne demiş James Dean?
"Sonsuza kadar yaşayacakmışsın gibi hayal kur. Bugün ölecekmişsin gibi yaşa."
Benim hayallerim zaten sonsuzluğa eriştiği için, şimdi yaşadığım her anı güzel kılmak için çabalıyorum çünkü bu dünyaya bir kez geliyoruz, tadını çıkarmadan veda etmek yakışmaz bana.
Öte yandan, yazmak ve okumakla fazla haşır neşirim. Öyle ki, Wattpad uygulamasında on milyona ulaşan mizah kitabım, şu an Epsilon Yayınları sayesinde raflardaki yerini aldı. Hâlâ daha aktif bir şekilde yazmaya devam ederken, üniversite okumaya da çalışıyorum. Bir garip İktisat öğrencisiyim ve mezun olduktan sonra bölümümle de ilgili çok büyük hayallerim var.
Size söyledim ya, hayallerim yaşımı aşıyor diye... Benim çok fazla hayalim var. Öyle ki, benden birkaç tane olmasını isterdim çünkü yapmak istediklerimin hepsini bir ömre sığdıramayacakmışım gibi hissediyorum.
Kısacası ben, çok düşünen, çok kuran, çok yazan, çok... çok... Diye giden bir sürü şeyle uğraşan bir insanım.
Bana, instagram: semihaakaya / wattpad: ianinprensesi kullanıcı adları üzerinden ulaşabilirsiniz!

Önerilen makaleler

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: