Voice 2 – Dizi Yorumu

Merhaba arkadaşlar! Blogumuza hoş geldiniz, bugünün konusu geçenlerde yorumunu girdiğim Voice dizisinin konusuyla aynı. Polisiye, aksiyon dizi yorumuyla karşınızdayım.

Voice 2 – Dizi Konusu:

Dizi, 112 acil çağrı merkezi çalışanlarının etrafında dönmektedir. Bir suçun meydana gelmesinden sonraki golden time (altın zaman) içerisinde 112 acil çağrı merkezi çalışanları kurbanları kurtarmaya çalışır.

Voice 2 – Dizi Kadrosu:

Lee Jin-Wook – Do Gang-Woo: Keskin bir zekâya sahip olan Gang-Woo suç mahallini bir bakışta değerlendirip suçlunun eylemlerini ve ipuçlarını duygusuz bir ses tonu ile açıklamaktadır. Ailesi ile ilgili acı verici bir geçmişe sahiptir.

Lee Ha-Na – Kang Kwon-Joo: 112 acil çağrı merkezinde ses profilcisi olarak görev alan Kang Kwon-Joo normal bir insanın duyamayacağı alçak sesleri duyabilmektedir.

Kwon Yool – Bang Je-Soo

Son Eun-Seo / Park Eun-Soo

An Se-Ha / Kwak Dok-Ki

Kim Woo-Suk / Jin Seo-Yool

Kim Joong-Ki / Park Joong-Ki

Song Boo-Gun / Goo Gwang-Soo

Yoo Seung-Mok / Na Hong-Soo

Kim Ki-Nam / Yang Choon-Byung

Voice 2 – Dizi Yorumu:

İlk sezondan tek farkı, Golden Time birimimizin başkomiserinin değişmesi oldu. Jang Hyuk’un canlandırdığı Moo Jin-Hyuk karakteri, oğlunun tedavi olması için ABD’ye gitmişti ve böylelikle Moo Jin-Hyuk’un bıraktığı başkomiserlik konumuna Lee Hae-Young’un canlandırdığı Jang Kyung-Hak karakteri geçmişti.

Ancak ilk bölümde, bir saldırganın canice saldırısına maruz kalarak öldürülen Jang Kyung-Hak’ın katilini bulmaya çalışırken daha önceden partneri aynı katil tarafından öldürülen polis memuru, Kang Kwon-Joo’nun isteği üzerine Golden Time’ın yeni başkomiseri olarak atanır.

Yeni başkomiser, Lee Jin-Wook’un canlandırdığı Do Gang-Woo’dur. Kendisini Sweet Home dizisinde gangster rolünde görmüştüm açıkçası adamı epey beğendiğim için siması baya aklımda kalmış. Netflix’te görünce dedim ki, “Tamam bu adam için izlerim,” ancak ilk sezonunda o yoktu ama yine de dizi beni kurgusuyla kendine çekmişti. Bu yüzden ilk sezonu da keyifle izledim ve aynı şey ikinci sezon için de geçerli. Özellikle ikinci sezonda o kadar çok toplumsal mesaj vardı ki…

Eh, dizi bu sefer hüzünlü başladı… Açıkçası ilk sezon da hüzünlü başlamıştı ama ilk sezonda kurbanları henüz tanımadığımız için tarafsız bir duyguyla izleyebiliyorduk ama ikinci sezon, ilk sezondan tanıdığımız başkomiser Jang’ın ölümüyle başlayınca… Boğazıma bir yumru yerleşti diyebilirim.

Farkında olmadan yine karakterlerin hepsini benimsemişim… Bu hüzünlü başlangıcın ardından hikaye genişlemeye devam etti tabii. Yine ruh hastası bir seri katilin peşine düşmüştü Golden Time birimi.

Genel olarak ilk sezonda olduğu gibi acil ihbar hattına gelen ihbarlara yardım etmekle birlikte Jang’ın katilini de araştırıyorlar. Jang’ın ve Na Hyung-Joon (kendisi Do Gang-Woo’nun partneriydi) katilini araştırıyorlar. Sürükleyici bir kurguydu, toplumsal mesajlara değinmekle birlikte farkındalık da yaratıyordu.

Ayrıca, iki sezondur işledikleri karakterlerden olsa gerek… Aile içindeki bütün tartışmaların çocuklara yansıdığını ve bunların sonuçlarının korkunç derecede olduğunu gördüm. İlk sezonda Mo Tae-Goo, babasını cinayet işlerken gördüğü için içindeki canavar uyandı ve annesinin intiharıyla bu canavar büyüdü.

Aynı şekilde bu sezonun katilinin de öyle kötü bir aile geçmişi var. Kısacası, aslında suçluları yetiştirenler toplumun üyeleri.

İlk sezonda bir replik vardı, “Toplumumuzda sakladığımız sırlar, çağımızın suçlularını oluşturuyor,” diye. Aslında çok doğru. Aile içindeki şiddete göz yumanlar, aslında geleceğin suçluları olarak yetiştiriyor çocuklarını. Tabii bu her zaman böyle olacak diye bir şey yok, belki de çocuk bir şekilde doğru yolu bulacak ancak bizim de deyimimiz olan “Ağaç yaşken eğilir” sözü boş değil.

Belirli bir yapıya gelmiş ağacı bükmek imkansızdır. Onu kesmeden zararından kurtulamazsınız. O yüzden… O yüzden umarım gelecekte her birimiz bilinçli bireyler oluruz ve umarım… Bu tip psikopatlara denk gelmeyiz.

Bu dizi beni biraz bu konuda epey tedirgin ettiği için üstünde sanırım fazla durdum ama ne demek istediğimin anlaşıldığını düşünüyorum. :’) İyi insanlarla karşılaşmanız dileğiyle…

Ayrıca ben diziyi iki sezon sanıyorum ama finalinden sonra anladım ki dizi üç sezonmuş… Ancak dizinin üçüncü sezonu Netflix’te yer almıyor ya da henüz Netflix’e gelmedi, belirli bir süre sonra gelecek. Ancak internetteki Kore dizilerini çeviren sayfalardan üçüncü sezona ulaşabilirsiniz. 2019’un Haziran ayında yayınlanmış.

Alıntılarla birlikte fragmanı aşağıya bırakıyorum, keyifli seyirler dilerim sevgili okurlar!

Babam herkesin içinde bir kuyu olduğunu söylemişti. O kuyuya derinden bakarsan kendini kaptırabilirmişsin.

Dünya ormanın kendisidir. Av olmak istemiyorsan, gözünü dört açmalısın.

Dünyaya yalnız geldik, yalnız gideceğiz.

Hayaletler değil, insanlar korkutucudur.

Pasın metali erittiği gibi kıskançlık da ruhu eritir.

Görevimiz bu, suçluları yakalamak.

Bu dünya sandığından daha güzel.

Birini uyandırmak için en değer verdiklerini öldürmeliyiz.

Semiha Kaya

6 Haziran 1998 doğumlu, hayalleri yaşından çok olan ve hepsini bir bir gerçekleştirmek için acayip hırs dolu bir insanım.
Hırsımın yanı sıra, üşengeç ve unutkan da olduğum için tüm planlarımı sonsuza dek yaşayacakmışım gibi yaparım lakin genelde anın tadını çıkartırım.
Hem ne demiş James Dean?
"Sonsuza kadar yaşayacakmışsın gibi hayal kur. Bugün ölecekmişsin gibi yaşa."
Benim hayallerim zaten sonsuzluğa eriştiği için, şimdi yaşadığım her anı güzel kılmak için çabalıyorum çünkü bu dünyaya bir kez geliyoruz, tadını çıkarmadan veda etmek yakışmaz bana.
Öte yandan, yazmak ve okumakla fazla haşır neşirim. Öyle ki, Wattpad uygulamasında on milyona ulaşan mizah kitabım, şu an Epsilon Yayınları sayesinde raflardaki yerini aldı. Hâlâ daha aktif bir şekilde yazmaya devam ederken, üniversite okumaya da çalışıyorum. Bir garip İktisat öğrencisiyim ve mezun olduktan sonra bölümümle de ilgili çok büyük hayallerim var.
Size söyledim ya, hayallerim yaşımı aşıyor diye... Benim çok fazla hayalim var. Öyle ki, benden birkaç tane olmasını isterdim çünkü yapmak istediklerimin hepsini bir ömre sığdıramayacakmışım gibi hissediyorum.
Kısacası ben, çok düşünen, çok kuran, çok yazan, çok... çok... Diye giden bir sürü şeyle uğraşan bir insanım.
Bana, instagram: semihaakaya / wattpad: ianinprensesi kullanıcı adları üzerinden ulaşabilirsiniz!

Önerilen makaleler

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: