Yedi – Film Yorumu

efsunlublog-semihakaya-se7en-filmyorumu

Merhaba arkadaşlar!

Bu sefer de biraz eskilere gittim ve bir tavsiye üzerine not aldığım 1995 yapımı Yedi filmini izledim.

Polisiye türünü sevdiğimi az çok biliyorsunuzdur o yüzden hiç de uzatmadan hemencecik filmin yorumuna geçeceğim.

 

Yedi – Konusu:

Deneyimli bir cinayet masası dedektifi ve yeni ortağı, işlediği korkunç suçları Yedi Ölümcül Günah’a dayanan bir katili amansızca yakalamaya çalışır.

 

Yedi – Başroldekiler:

Brad Pitt – David Mills

Morgan Freeman – William Somerset

Gwyneth Paltrow – Tracy Mills

 

 

Yedi hakkındaki yorumuma gelecek olursak, en polisiye bir filmden ziyade kendimi gerilim filmi izliyormuşum gibi hissettim çünkü arka plandaki gerilim ve bir sonraki olacakları düşünme olayı o kadar gericiydi ki…

Açıkçası bütün bir akıcılıkta izleyemedim, bazı anlarda dikkatim dağıldı ve başka şeylere odaklandım fakat arka planda zihnimde hep o cinayetleri bir mantığa oturtmak ve katili bulmak vardı.

Bir noktadan sonra düşüncelerimi aktarmak, spoiler verme durumuna gireceği için daha fazla ne söyleyebileceğimden emin olamıyorum.

Sonuna kadar götüren, yani filmin sonunu size merak ettiren bir yapımdı. Kaldı ki ne zaman bir Morgan Freeman filmi izlesem, o filmi sonuna kadar götürmek isterken buluyorum kendimi. Sizlere de tavsiye edeceğim bir filmdir.

Tabii işlenen cinayetlerin biraz mide burktuğunu söylemem gerekiyor, o yüzden kan ve vahşet görmeye dayanamıyorsanız izlemenizi pek tavsiye etmem. Tabii polisiye seviyorsanız, aman canım kan da vahşet de neymiş diyorsanız tabii ki izlemenizi öneririm.

Filmin sonuna gelince, gerilimden olsa gerek ufacık bir baş ağrısı kaptım… Şu an bunları yazarken boğazımda yumruyla savaşıyorum.

Ağlamak istediğim bir sonu vardı ve söylersem spoiler olacağı için yine söyleyemiyorum o yüzden… Bir sonraki yazımda görüşmek üzere!

Aşağıya filmin fragmanını bırakıyorum. Ek olarak, izlediğimiz diğer filmlerin yorumlarını buraya tıklayarak görebilirsiniz.

Kendinize iyi bakın, görüşmek üzere!

Semiha Kaya

6 Haziran 1998 doğumlu, hayalleri yaşından çok olan ve hepsini bir bir gerçekleştirmek için acayip hırs dolu bir insanım.
Hırsımın yanı sıra, üşengeç ve unutkan da olduğum için tüm planlarımı sonsuza dek yaşayacakmışım gibi yaparım lakin genelde anın tadını çıkartırım.
Hem ne demiş James Dean?
"Sonsuza kadar yaşayacakmışsın gibi hayal kur. Bugün ölecekmişsin gibi yaşa."
Benim hayallerim zaten sonsuzluğa eriştiği için, şimdi yaşadığım her anı güzel kılmak için çabalıyorum çünkü bu dünyaya bir kez geliyoruz, tadını çıkarmadan veda etmek yakışmaz bana.
Öte yandan, yazmak ve okumakla fazla haşır neşirim. Öyle ki, Wattpad uygulamasında on milyona ulaşan mizah kitabım, şu an Epsilon Yayınları sayesinde raflardaki yerini aldı. Hâlâ daha aktif bir şekilde yazmaya devam ederken, üniversite okumaya da çalışıyorum. Bir garip İktisat öğrencisiyim ve mezun olduktan sonra bölümümle de ilgili çok büyük hayallerim var.
Size söyledim ya, hayallerim yaşımı aşıyor diye... Benim çok fazla hayalim var. Öyle ki, benden birkaç tane olmasını isterdim çünkü yapmak istediklerimin hepsini bir ömre sığdıramayacakmışım gibi hissediyorum.
Kısacası ben, çok düşünen, çok kuran, çok yazan, çok... çok... Diye giden bir sürü şeyle uğraşan bir insanım.
Bana, instagram: semihaakaya / wattpad: ianinprensesi kullanıcı adları üzerinden ulaşabilirsiniz!

Önerilen makaleler

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: