Bütün Arkadaşlarım Öldü – Film Yorumu

Merhaba arkadaşlar! Sizlere bugün izlediğim filmin taze taze yorumunu bırakmaya geldim.

Uzun bir final döneminden, başarıyla çıkmış bulunuyorum. Malum dönemde, hocalarımız bizi zorlamak için ellerinden geleni yapmışlar sağ olsunlar… Bu yüzden biraz kalp kırıklıkları biraz da hüzün derken bir şekilde güz dönemini kapattım. Eğer bu başarıyı bahar döneminde de gösterirsem, Haziran ayında üniversiteden mezun oluyorum!

Evet, kendi mutlu haberimi de sizle paylaştığıma göre… Şimdi gelelim Bütün Arkadaşlarım Öldü filmine…

Bütün Arkadaşlarım Öldü – Film Konusu:

Seks, uyuşturucu ve duygusal patlamalar. Bir yılbaşı partisindeki bir grup arkadaş, sırları açığa çıkaran, kalpleri kıran ve şoke edici bir sonuca yol açan bir olaylar fırtınasından geçer.

Bütün Arkadaşlarım Öldü – Film Kadrosu:

Adam Woronowicz

Julia Wieniawa-Narkiewicz

Monika Krzywkowska

Mateusz Wieclawek

Tomasz Karolak

Bartlomiej Firlet

Paulina Galazka

Bütün Arkadaşlarım Öldü – Film Yorumu:

Bu sabah izlediğim Polonya yapımı, kara mizah – kaotik – alaycı – gerilim türlerine giren bu film beni pek çok açıdan tatmin etti diyebilirim. Her şey çok dozunda ilerliyordu, patlama anı, onu takip eden çözülme anı… Gerçekten de yerinde işlenmiş bir kurgusu vardı.

Şimdi yukarıda kısaca filmin konusundan bahsettim, bir grup arkadaş yılbaşı partisi için arkadaşlarının evinde toplanıyorlar ve bir anda işler rayından çıkıp beklenilmeyen bir sona ulaşıyor.

Film, iki polis memurunun eve girişiyle başlıyor. Evin salonunda, herkes ölü bir şekilde yatıyor. Ev sahibi üst katta bir odada ölü, banyoda bir başka ölü. Canlı kalan son üç kişi de birbirlerinin ölüm sebebi…

Anlayacağınız, filmin adı hakkını veriyor. Bir kız kaldı canlı, o da her şeyi başlatan kişi…

Şimdi buraya kadar zaten fragmanın gösterdiklerinden bahsettim ve buraya fragmanı bırakıyorum. Fragmandan sonra söyleyeceklerimin hepsi spoiler dolu, şimdiden haber vereyim sizlere!

Evet arkadaşlar, spoiler alanı olarak ilan ediyorum burayı.

Polisler içeriye girdiğinde, yarı hayatta kaldı diyebileceğim (kendisi de çok ağır yaralandı) Anastasia, her şeyin başlangıcı arkadaşlar…

Anastasia, kendisiyle ilgilenmeyen sevgilisi yüzünden partide fotoğraflarını çeken Filip’i fark ederek, onunla üst kata çıkıp sevişiyorlar ve seviştikleri odada silah buluyorlar. Bu silahı kullanmaya çalışma hazırlığında, ön sevişme yaşadıkları ve sonrasında epeyce ileriye gitmeleri kısacası her şeyin başlangıcı.

Anastasia ve Filip, sevişirlerken Marek’in (ev sahibi) odaya aniden dalması sonucu Anastasia elinde tuttuğu silahla yanlışlıkla Marek’i vurur. Bu kesinlikle tesadüfi gerçekleşen korkunç bir andı. Ancak, bunu takip eden olayların hepsi bambaşka bir kaotikliğe sahipti.

Karakterler arasındaki bağlantılar, ilişkilerin karmaşıklığı… Biraz da kimin eli kimin cebinde modu herkesin sonunu getirdi diyebilirim.

Bir açıdan eğlenceliydi, bir diğer açıdan da ağır gelen yerleri vardı.

Mesela, Pizzacı çocuğa çok üzüldüm. Çok zeki biriyken, parasızlıktan dolayı yıl başı gecesinde de çalışıyor ve sırf Marek’in evine pizzaları götürdüğü için, intihar ediyor. (Buradan bahsetmeyeceğim, çok da fazla spoiler olmasın)

Kısacası, eve giren, partide bulunan herkes o ve bu sebeplerle ölüyor. Biz de bu ölümleri izliyoruz. Gerçekten çok büyük karmaşanın, kaosun hakim olduğu akıcı, sıkmayan bir filmdi.

Konusu açısından, işlenişi bakımından ve karakter hikayelerinin oluşturulması oldukça iyiydi. Sizlere tavsiye ederim.

Şimdi filmde geçen birkaç repliği de buraya yazayım.

Büyük olmak, devam etmek demektir. Devam etmek, ileri gitmektir. İleri gitmek, cesur olmaktır. -Filip

Ben bir kuklayım ve şeytan beni elinde oynatıyor. -Anastasia

Sevgi, huzurun ve bağışlamanın temelidir. -Jesus

Hepimiz atomlardan oluşan elementleriz. Belli özelliklere göre sınıflandırılmış ve gruplara ayrılmışız. Birbirimizle etkileşip bağ kurarak, kimyasal tepkimeler yaratırız. Bazı maddeler birbirleriyle etkileşmez, o yüzden birlikte tepkimeye giremezler. Kimi de tepkimeye girer, bunun sonunda atomlarımız yer değiştirir ve yeni bağlar kurar. Yeni bileşikler. Bu kimyasal tepkimelerin hiçbiri enerji olmadan gerçekleşmez. Yaşam döngüsü de budur işte. Döne döne dans eden elementler. Bu hayat ekstazisine tepki veriyorlar.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: