Voice – Dizi Yorumu

Merhaba arkadaşlar!

Ben yine kendimi dizi izlemeye fena halde kaptırmış bulunmaktayım. Açıkçası finallerimin başlamasına bir-iki hafta kalmışken izleyebildiğim kadarını izleyip sonrasında sınavlarıma çalışmayı düşündüğüm için izleyici canavarlığım tuttu ve sürekli bir şeyler izliyorum.

Tahminimce, Voice’un ikinci sezonunu izledikten sonra biraz ara vereceğim. Bu sırada zamanladığım yazılar yayınlanmaya devam edecek. Aynı zamanda da ben finallerime hazırlanıyor olacağım.

Kısacası… Sayfayı boşlamak yok, ama birazcık ara vereceğim yakın zamanda. ^^

Şimdi çok da uzatmadan Voice dizisinin birinci sezon yorumunu giriyorum.

Voice – Dizi Konusu:

Dizi, Moo Jin-Hyuk (Jang Hyuk) ve Kang Kwon-Joo’nun (Lee Ha-Na) birlikte yakın aile üyelerini öldüren seri katili yakalamaya çalışmasını konu almaktadır.

Voice – Dizi Kadrosu:

Jang Hyuk – Moo Jin-Hyuk: Eskiden yıldız bir dedektif olan Moo Jin-Hyuk çözdüğü davalar ile büyük bir ün kazanmıştır. Ancak bir gün onun eşi de bir seri katil tarafından öldürüldükten sonra tüm dünyası yıkılır. Eşini koruyamadığı için onun ölümünden kendisini sorumlu tutar ve karısının katilini aramaya başlar.

Lee Ha-Na – Kang Kwon-Joo: Profesyonel bir ses profilcisi olan Kang Kwon-Joo polis akademisinden en yüksek puanla mezun olmuştur. Bir gün, 112 çağrı merkezinde çalışırken polis komiseri olan babasının bir katil tarafından öldürüldüğüne telefonda tanıklık eder. Bunun üzerine Amerika’ya okumak için gider ve Kore’ye profesyonel bir ses profilcisi olarak geri döner. O ve Moo Jin-Hyuk birlikte katilin peşine düşer.

Baek Sung-Hyun – Shim Hyun-Ho

Kim Jae-Wook – Mo Tae-Go

Yesung / Oh Hyun-Ho

Son Eun-Seo / Park Eun-Soo

Kwon Hyeong-Joon / Cheon Sang-Pil

Choi Byung-Mo / Jang Kyung-Hak

Jo Young-Jin / Bae Byung-Gon

Cha Soo-Yeon / Heo Ji-Hye

Kim Joon-Hyuk / Moo Dong-Woo

Son Jong-Hak / Kang Kook-Hwan

Seo Ho-Chul / Ko Dong-Chul

Oh Yeon-A / Heo Ji-Hye

Voice – Dizi Yorumu:

Evet, gerilim dizilerinin üstüne polisiye bir dizi patlatmazsam olmaz dedim ve polisiye bir diziye başladım. Biliyorsunuz bu tarzı Bad Guys dizisiyle baya sevmiştim. Özellikle de psikopat bir seri katilin peşinde koştukları için bende merak uyandırdı çünkü, suçluların yakalanmalarını izlemeyi seviyorum. Çaresizce köşeye sıkıştıklarında, kurbanlarına çektirdikleri acıların farkına vardıklarını görmek nedense bir miktar da olsa içimi serinletiyor.

Ama maalesef ki dizi de de geçen bir cümleden alıntı yapacağım.

Ölenler asla geri dönmeyecek.

Bu tip dizileri izlerken en çok da bu canımı yakıyor. Dizilere konu olan bu olaylar, gerçekten de dışarıda, sokakta yaşanıyor ve inanın bu psikopatlar normal insanların arasında hiç fark edilmeden dolanabiliyorlar… Bu diziler bende farkındalık uyandırıyor. İnsanları okumayı öğretiyor. Her ne kadar oyuncuları da izliyor olsak, dışarıda hangimiz oynamıyoruz ki? Değil mi? 🙂

Dizinin konusuna dönecek olursak, Kang Kwon-Joo küçükken geçirdiği bir kaza sonucu iki yıl boyunca görememiş ve bu sebeple kulakları neredeyse hiç kimsenin duyamayacağı şeyleri duymaya başlamış. Mesela duvarın arkasından gelen parmak tıklatma sesi ya da sızan mazotun verdiği hava sesi gibi normal kulakların duyamadığı sesleri duymaya başlamış.

Bundan dolayı, hem babasının katili hem de Moo Jin-Hyuk’un eşinin katilini sesini hiç unutmaz.

Moo Jin-Hyuk başlangıçta, Kang Kwon-Joo’nun yalan şahitlik yaparak katilin salınmasına sebep olduğunu düşünür başlangıçta da bu yüzden sürekli sürtüşürler ancak Golden Time biriminin çalışmaları sırasında Kang Kwon-Joo’nun yeteneğine şahit olur böylelikle ona inanır. Bu şekilde ikisi birlik olarak katilin peşine takılırlar.

Güzel işlenmiş geniş bir kurgusu vardı. Entrikalarla birlikte, gerçek hayata dokunan fazlasıyla detayı vardı ve bu bütün detaylar diziyi renklendiriyordu. Polisiye seviyorsanız, sizlere bu diziyi öneririm.

Yakın zamanda ikinci sezonun yorumunu girmiş olurum.

Şimdilik kendinize iyi bakın sevgili okurlar! Diziden birkaç alıntıyla birlikte, fragmanı da bırakıyorum.

Ayrıca, sayfa içerisindeki reklamlara tıklayarak bize destek olursanız çok memnun oluruz.

Her suçun bir sebebi vardır ama herkes suçlu olmaz.

Bir şey kırıldı mı onarması zordur.

Yaşıyor olmanın tek sebebi doğmuş olman.

Yaşın suçla alakası yok.

Herkesin kaderi daha doğmadan bellidir.

Toplumumuzda sakladığımız sırlar, çağımızın suçlularını oluşturuyor.

Ufacık ışık olan bir yerde karanlık da vardır.

Semiha Kaya

6 Haziran 1998 doğumlu, hayalleri yaşından çok olan ve hepsini bir bir gerçekleştirmek için acayip hırs dolu bir insanım.
Hırsımın yanı sıra, üşengeç ve unutkan da olduğum için tüm planlarımı sonsuza dek yaşayacakmışım gibi yaparım lakin genelde anın tadını çıkartırım.
Hem ne demiş James Dean?
"Sonsuza kadar yaşayacakmışsın gibi hayal kur. Bugün ölecekmişsin gibi yaşa."
Benim hayallerim zaten sonsuzluğa eriştiği için, şimdi yaşadığım her anı güzel kılmak için çabalıyorum çünkü bu dünyaya bir kez geliyoruz, tadını çıkarmadan veda etmek yakışmaz bana.
Öte yandan, yazmak ve okumakla fazla haşır neşirim. Öyle ki, Wattpad uygulamasında on milyona ulaşan mizah kitabım, şu an Epsilon Yayınları sayesinde raflardaki yerini aldı. Hâlâ daha aktif bir şekilde yazmaya devam ederken, üniversite okumaya da çalışıyorum. Bir garip İktisat öğrencisiyim ve mezun olduktan sonra bölümümle de ilgili çok büyük hayallerim var.
Size söyledim ya, hayallerim yaşımı aşıyor diye... Benim çok fazla hayalim var. Öyle ki, benden birkaç tane olmasını isterdim çünkü yapmak istediklerimin hepsini bir ömre sığdıramayacakmışım gibi hissediyorum.
Kısacası ben, çok düşünen, çok kuran, çok yazan, çok... çok... Diye giden bir sürü şeyle uğraşan bir insanım.
Bana, instagram: semihaakaya / wattpad: ianinprensesi kullanıcı adları üzerinden ulaşabilirsiniz!

Önerilen makaleler

1 Yorum

  1. […] arkadaşlar! Blogumuza hoş geldiniz, bugünün konusu geçenlerde yorumunu girdiğim Voice dizisinin konusuyla aynı. Polisiye, aksiyon dizi yorumuyla […]

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: