Attack on Titan – Anime Yorumu (2 Sezon)

Merhaba arkadaşlar, sizlere defalarca kez izlediğim animelerden birisi olan Attack on Titan yorumuyla geldim. Attack on Titan (Shingeki no Kyojin) animesi benim en’lerim arasındadır. Zaten bir animeyi sıkılmadan tekrar tekrar izliyorsam, tamamdır. O benim animemdir. Net bir gerçek. Attack on Titan da bu animelerden birisi. Ayrıca dördüncü sezon gelmeden şöyle bir daha doya doya izleyeyim dedim çünkü malumunuz Attack on Titan dördüncü sezonla final veriyor. Son ve final sezonu, 2020 sonbaharında (Şu an final sezonunun gelmesine 4 ay olduğunu söyleniyor) gelecek denildi. O yüzden şimdilik sadece 15 saniyelik hiçbir şey görmediğimiz ve Mikasa’nın, “Eren, lütfen geri gel,” dediği bir ön gösterime sahibiz. Yani, bizimkiler devlerle son kez savaşıyor olacak ve buna daha çok var… Bunu yazmak bile beni aşırı duygulandırdı. Yine de bekliyoruz. O yüzden geçen yıl çıkan 3ncü sezonun ikinci partını büyük bir dirençle bu zamana kadar izlemeyi erteledim ama geçenlerde gelen kopan uzuvlar görme isteğime engel olamayıp, birinci sezondan animeye tekrar başladım. Hazır başlamışken de, üç sezonun yorumunu sizlerle paylaşayım dedim. Şimdi, sizlere ilk sezondan başlayarak yorumlarımı giriyorum.

Attack on Titan 1. Sezon Konusu:

Yüzyıllar evvel insanoğlu devler tarafından yok olmanın eşiğine getirilmiştir. Devler tıpkı anlatılagelmiş hikayelerdeki gibi, uzun, zekadan yoksun görünen, insanları yiyen ve de en kötüsü bunu beslenmek için değil de zevk için yapan varlıklardır. Az sayıdaki insan, en uzun devlerden bile yüksek duvarlar inşa ederek çevreledikleri bir şehrin koruması altında hayatta kalmıştır. Şu anki zaman diliminde ise 100 yılı aşkın bir süredir tek bir dev dahi şehre ayak basmamıştır. Henüz erginliğe erişmemiş bir çocuk olan Eren, Armin ve Mikasa, bir anda ortaya çıkan inanılmaz büyük bir devin saldırısı sonucu şehrin surlarının yıkılmasına tanık olurlar. Nispeten daha küçük olan devler surlarda açılan gedikten şehre akın ederler ve bu üç çocuk dehşet içerisinde Eren’in annesinin bir dev tarafından canlı canlı yenilişini izlerler. Eren bütün devleri öldürüp insanlığın intikamını alacağına yemin eder.

Attack on Titan

Anime Türü: Fantastik, Aksiyon, Shounen, Süper Güçler, Dram, Askeri. 17 Yaş ve üzeri, şiddet ve argo içeriyor. (Şiddet, vahşet ve kıyım daha baskın.)

Attack on Titan 1. Sezon Yorumu:

İlk sezon 25 bölümden oluşuyor, diğer sezonlara nispeten daha dolu ve giriş sezonu olduğu için bağımlılık yapma olasılığının daha yüksek olduğunu açık bir şekilde dile getirebilirim. İlk bölümde konu kısmında da yazıldığı gibi Eren, annesinin bir dev tarafından yenildiğini görerek bütün devleri yok edeceğine dair yemin ediyor ve devlerle savaşan askeri birliklere katılmak için hayatta kalmaya çalışıyor. Temel olarak biraz size Attack on Titan evreninden bahsedeyim, sonrasında anime hakkındaki yorumlarıma geçeceğim. Konu kısmında, en uzun devden bile uzun duvarlar inşa edildiğinden bahsediliyor. Bu evrende devlerden saklandıkları üç sur var. Surlar iç içe bir şekilde yükseliyor, en dışta Eren’lerin yaşadığı sur, Sur Maria var ve Devasa Dev gelip de kapıyı kırdığında, içeri devler doluşmaya başladığında Eren ve Sur Maria’nın geri kalan vatandaşları geri çekilerek Sur Rose’da yaşamaya başlıyorlar. Ancak Sur Rose küçük ve çok fazla toprağa sahip olmadığı için geçim sıkıntıları meydana geliyor. Bu yüzden Sur Maria’ya yapılan saldırıdan kurtulan yaşlılar ve işe yaramaz olarak nitelendirilen kişiler devlerle savaşsınlar diye gönderiliyorlar. En içte, kralın ve yöneticilerin yer aldığı Sur Sina duvarları var. İlk iki ya da üç bölümden sonra aradan yanlış hatırlamıyorsam iki yıl geçiyor ve Eren, Armin ile Mikasa büyüyorlar. Her zaman olduğu gibi üçü yine ayrılmayarak birlikte askere yazılıyorlar. Burada yeni insanlarla tanışıyorlar. Sasha, Connie, Ymir, Reiner, Bertolt, Annie, Jean, Marco, Krista… Jean, Sasha ve Annie benim bebeklerimdir bu arada :’) Onlar Attack on Titan’daki en sevdiğim karakterlerdendir. Eh her neyse. İlk bölümlerde genel olarak devlerle savaşmaya hazırlanmalarını askerliği öğrenmelerini ve aralarındaki ilişkileri güçlendirmelerini izliyoruz. Bu sırada Eren’in babasından ona miras kalan bir sırrı öğreniyoruz. Böylelikle, animenin hedefi Eren’in evinin bodrumunda saklanmış olan sırları ele geçirmek oluyor. Öte yandan, yeni karakterlerle de tanışmaya başlıyoruz. Hange, Erwin, Levi :’), Petra ve diğerleri… İlk sezonun genel teması, devlerle savaşmak ve devlerin gücünün nereden geldiğini hatta onların nasıl var olduğunu öğrenmek. Çünkü yüzyıllar boyunca devlerin nasıl var olduğunu ve neden sırf zevk için insanları yediklerini kimse bilmiyordu. Keşif birlikleri devleri araştırmak için sur dışına ne zaman çıksalar, bitap halde geri dönüyorlar ve genel olarak çok bir şey öğrenmiş sayılmıyorlar. Eren’in dönüşümü ve ilerleyen bölümlerde ortaya çıkan diğer dönüşümler, animenin ilerleyişini sağlıyor. Bu dönüşümlerden çok bahsetmeyeceğim çünkü bahsedersem spoilera girebilir diye düşünüyorum, o yüzden sizleri animeyi izlemeye davet ediyorum. Ek olarak, bu özet vari yazıdan sonra kendi kişisel yorumuma gelecek olursak, bu animeye başlarken tereddütlerim vardı çünkü çevremde çok fazla anime sever olmasa da takip ettiğim çoğu anime sayfasında sürekli övgülerle doluydu. Benim de herkesin beğendiği şeylere karşı önyargım var çünkü övgü dolu yazılardan sonra beklentim yükseliyor ve bu seferde anime o beklentiyi karşılamayınca fazlasıyla üzülüyorum. Zaman kaybı diye düşünüyorum. Death Note‘a da aynı şekilde başlamamıştım… Ancak, Attack on Titan benim beklentilerimi karşılayan hatta beklentilerimin de üstüne çıkan bir anime oldu.  

Attack on Titan 2. Sezon Yorumu:

Gelelim Shingeki no Kyojin, Attack on Titan’ın ikinci sezonunun yorumuna… İkinci sezon az bölümden oluşmasına rağmen oldukça dolu dolu ve uzun geliyor insana. Açıkçası izlemeye başladığımda dedim ki, eyvah çok kısa hemen bitecek ama öyle olmadı. O kadar çok şey gerçekleşti ki, gerçekleşen onca şeyin sonunda sezon finaline gelince şöyle oturup, “Vay be… Neler oldu?” diyoruz. Gelelim Eren, Mikasa ve Armin üçlüsüne… 🙂 Üç kişilik arkadaş gruplarında mutlaka ana karakter saf güçten ama gücünü kullanacak zekadan yoksun olur, onun destekçisi olanlardan birisi çok zeki ve grubu kurtaran kişi bir diğeri de gücünü akıllıca kullanabilen kişi oluyor. Mesela Harry, Ron, Hermione üçlüsü ya da Percy, Annabeth, Kıvırcık üçlüsü gibi… Bu animede Armin zeki çocuğumuz, Mikasa “Eren!” diye bağırmadığı zamanlarda kılıç çekip günü kurtaran kızımız ve Eren de, başına bir haltlar gelen kendisini bir anda olayların merkezinde bulan minik çocuğumuz… İlk sezonun spoilerını vermeden burada diğer sezonlar hakkında nasıl yorum yapacağımı tam kestiremiyorum. O yüzden bu noktadan sonrasını spoilerlı alan olarak ilan ediyorum. Birinci sezonu izlemeyenler bu noktadan sonrasını okumasınlar.

Spoilerlı Alan!

Şimdi birinci sezonda Eren’in hatta hemen ardından da Annie’nin titana dönüşebilme özelliği ortaya çıkmıştı. Dişi dev olarak bilinen Annie, Eren’i ele geçirmek ve görevini yerine getirdikten sonra evine dönmek istiyordu. Bu yüzden Eren’in peşindeydi ancak Armin’in mükemmel zekasıyla, Annie’nin dişi dev olduğu ortaya çıktı ve onu yakalamayı başardılar. İkinci sezonda Annie duvara tırmanmaya çalışırken duvardan sökülen parçanın altında uyuyan bir devin varlığının keşfedilmesiyle birlikte, olaylar genişliyor. En uzun devlerden bile uzun olan surların içine devleri dizmişler! Yani insanları devlerden koruyanlar da aslında devler! Hange bu durumu araştırmak için rahipler, Levi, Erwin ve diğerleriyle harekete geçiyor.

Spoilerlı Alan Bitti!

Eh, tüm bunların sonucunda yeni bir araştırma, Sur Maria’nın duvarlarını kapatma umudu derken yine savaşlar ve ilerlemeler kaydediliyor. Oldukça heyecanı dorukta götüren bir anime. Her sezonda da çıtayı daha fazla yükseltiyor…   Eh, iki sezonun yorumunu buraya giriyorum. Üçüncü sezon iki parttan oluştuğu için onun yorumlarını da ayrı olarak gireceğim. Alta da Attack on Titan’la ilgili birkaç opening soundu bırakacağım, çünkü Attack on Titan’ın giriş müzikleri harika geliyor. Dinlemenizi tavsiye ederim.
  1. Opening
2. Opening
 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: